Bursa’da robotik prostat kanseri tedavisi, prostat kanserinin cerrahi tedavisinde kullanılan en gelişmiş yöntemlerden biridir. Da Vinci robotik cerrahi sistemi ile gerçekleştirilen bu ameliyatlarda, kanserli dokunun hassas şekilde çıkarılması hedeflenirken idrar tutma ve sertleşme (ereksiyon) fonksiyonlarının korunması ön planda tutulur. Üroloji uzmanı olarak robotik prostat kanseri cerrahisini aktif olarak uygulamakta ve hastalarımıza modern, güvenli ve konforlu bir tedavi süreci sunmaktayız.
Da Vinci robotik cerrahi sistemi ile prostat kanseri ameliyatlarını minimal invaziv tekniklerle gerçekleştiriyoruz. Robotik cerrahi, prostatın çevresindeki sinir ve dokuların korunmasına olanak sağlayarak ameliyat sonrası yaşam kalitesinin korunmasında önemli avantajlar sunar.
Robotik prostat kanseri tedavisi, Da Vinci robotik cerrahi sistemi yardımıyla gerçekleştirilen radikal prostatektomi ameliyatını ifade eder. Bu yöntemde cerrah, robotik kolları konsol başından kontrol ederek prostat bezini yüksek hassasiyetle çıkarır.
Daha küçük cerrahi kesiler
Daha az kan kaybı
Daha düşük ağrı
Daha kısa hastanede kalış süresi
Günlük hayata daha hızlı dönüş
İdrar tutma ve sertleşme (ereksiyon) fonksiyonlarının korunmasında avantaj
Robotik prostat kanseri cerrahisinde temel hedef yalnızca kanseri çıkarmak değil, aynı zamanda idrar kontrolü ve sertleşmenin (cinsel fonksiyon korunumu) korunmasını sağlamaktır. Da Vinci sistemi, bu açıdan cerraha önemli teknik avantajlar sunar.
Lokalize prostat kanseri olan hastalar
Genel sağlık durumu ameliyata uygun olanlar
Aktif yaşam beklentisi bulunan hastalar
Her hasta için karar kişisel değerlendirme ile verilir.
Bursa merkezli olarak Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım ve Balıkesir, Kütahya gibi çevre illerden gelen hastalara robotik prostat kanseri cerrahisi hizmeti sunmaktayız.
Prostat Kanseri Nedir?
Prostat kanseri, prostat bezindeki hücrelerden gelişen bir kanserdir. Dünya’da ve Türkiye’de erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen 2. kanser türüdür. Yaklaşık olarak 8 erkekten 1’ini hayat boyu prostat kanseri tanısı almaktadır. Prostat kanserinin kesin nedeni belirsiz olsa da, bazı risk faktörleri prostat kanseri gelişme şansını artırır.
Prostat kanseri genellikle yavaş büyür. Yıllar geçse de ilk başta hiçbir belirti olmayabilir. Tümör büyüdükçe üretraya baskı yapabilir ve tahriş edebilir veya idrar akışında kısmi bir tıkanıklığa neden olabilir. Prostat kanseri semptomları daha sonra gelişebilir ve aşağıdakilerden birini veya birkaçını içerebilir:
Not: Yukarıdaki prostat kanseri semptomlarının tümü yaşlı erkeklerde yaygındır. Yukarıdaki semptomları geliştiren çoğu erkekte prostat kanseri yoktur, ancak prostatta kanserli olmayan (iyi huylu) bir büyüme vardır. Bununla birlikte, herhangi bir yeni semptomun bir doktor tarafından kontrol edilmesi en iyisidir
Prostat kanseri vücudun diğer bölgelerine yayılırsa, başka semptomlar gelişebilir. Kanserin yayıldığı en yaygın bölge kemiklerdir. Özellikle kalça kemiği, omurga ve kaburga kemiklerine yayılabilir. Etkilenen kemikler ağrılı ve hassas hale gelebilir. Bazen gelişen ilk semptomlar kemiklere yayılan tümör sebebi ile oluşan ağrı ve kemik kırıkları sebebi ile olabilir.
Prostat kanseri taraması, aile hikayesi, genetik faktörler açısından riskli grupta 40-45 yaşından itibaren, normal popülasyonda ise 50 yaşından itibaren üroloji hekimi tarafından yapılır. Prostat kanseri tanısı bir takım test ve muayene sonrasında yapılacak olan prostat biyopsisi ile konulur.
Prostatın dış yüzeyinin makat bölgesinden parmakla yapılan muayenesi ile prostatın boyutu, kıvamı ve sert nodüler yapıların varlığı değerlendirilir. Bu muayene ile kanser açısından şüpheli lezyonlar fark edilebilir. Şüpheli lezyonların bulunması ile doktorunuz prostat biyopsisi yapılmasını önerebilir. Bununla birlikte, prostatın parmakla muayenesinin normal olması prostat kanseri olmadığını göstermez.
Prostat kanseri taraması, aile hikayesi, genetik faktörler açısından riskli grupta 40-45 yaşından itibaren, normal popülasyonda ise 50 yaşından itibaren üroloji hekimi tarafından yapılır. Prostat kanseri tanısı bir takım test ve muayene sonrasında yapılacak olan prostat biyopsisi ile konulur.
Prostat kanserinin araştırılması amacı ile hastalarımızdan ilk olarak PSA (prostat spesifik antijen) ismi verilen tetkik istenmektedir. PSA prostat bezinden salgılanan bir enzimdir ve sperm sıvısının sıvılaşmasını sağlar. PSA seviyesinin ölçümü için riskli bireylerde 45, normal bireylerde 50 yaşından sonra kan testi uygulanmaktadır. PSA düzeyi ne kadar yüksekse, prostat kanseri olma olasılığınız o kadar yüksektir. Bununla birlikte, hafif ila orta derecede yükselmiş bir PSA prostat kanseri dışındaki durumlarda (prostat enfeksiyonları, ileri derecede büyümüş prostat hacmi, prostat muayenesi, ürolojik girişimler) ortaya çıkabilir.
Multiparametrik manyetik rezonans görüntüleme (mp-MRI), prostatın ayrıntılı bir görüntüsünü üreten bir tarama tekniğidir. Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmelliği Enstitüsü (NICE) tarafından onaylanmıştır ve düşük riskli kanser hastaları için gereksiz biyopsileri önleyebilir. Sistemin kanserleri daha erken teşhis etmeyi kolaylaştıracağı ve ileri tedavi ihtiyacını azaltacağı umulmaktadır. Bunun yanında standart biyopsiler ile tanı konulamayan veya atlanan hastalarda MR Füzyon Biyopsi tekniği ile şüpheli odaklardan biyopsi alınabilmesi için hastalarımıza öncelikle multiparametrik prostat MR çekmekteyiz.

Prostat kanserinde şüphe duyulan durumlarda ince bir iğne kullanılarak prostat bezinden örnekleme yapılarak biyopsi alınır. Bu genellikle özel bir ultrason yardımıyla yapılır. Son yıllarda gelişen teknoloji ile multiparametrik MR görüntüleri ultrason görüntüleri ile eşleştirilerek kanser şüphesi yüksek bölgelerden biyopsi yapma olanağı sağlanmıştır. Bu yöntem ile var olan prostat kanserini yakalama oranı %65’lerden %90’ların üzerine çıkmaktadır. Kliniğimizde enfeksiyon riski en düşük olan perine bölgesinden spinal anestezi veya sedasyon altında ağrısız MR Füzyon biyopsisi uygulanmaktadır.
Prostat kanserinin tedavisinde birçok farklı yöntem yer almaktadır.
Cerrahi tedavi (radikal prostatektomi), radyoterapi, hormon tedavisi ve daha az sıklıkla kemoterapi veya takip seçenekleri mümkündür. Bu tedavilere karar verirken prostat kanserinin evresi, agresifliği, vücutta yayılım olup-olmaması, hastanın genel durumu göz önünde bulundurulmaktadır.
Aktif İzlem: Bu seçenek ile düşük evreli kanserler takip edilerek, hastanın göreceği tedavilerin yan etki ve komplikasyonlarından kaçınılması hedeflenir. Doktorunuzun önereceği sıklıkta yapılacak kontroller ile hastalığınızın evresine göre takip veya uygun tedavinin seçimi sağlanır.
Cerrahi Tedavi-Radikal Prostatektomi: Bu ameliyat ile prostat bezi ve ekleri tamamen çıkarılır. Tedaviye genellikle çevre lenf dokularının çıkarılması eşlik eder. Bu ameliyat açık, laparoskopik ve robotik olarak uygulanabilmektedir.
Radyoterapi: Radyoaktif ışınlar sayesinde kanserli hücrelerin tahribatı sağlanır. Düşük evreli prostat kanserinde tek başına yeterli olabileceği gibi daha ileri evrelerde de tek başına veya tedavinin bir parçası olarak uygulanabilir.
HIFU (Yüksek yoğunluklu odaklanmış ultrason): Bu tedavi erken evre prostat kanserli hastalarda son yıllarda giderek yaygın hale gelen ameliyatsız prostat kanseri tedavi yöntemlerinden biridir. Makattan yerleştirilen bir prob sayesinde prostat kanserli doku hedeflenerek 85-100 derecelik ısı ile kanserli bölge tahrip edilir. Bu sayede idrar kaçırma ve sertleşme problemi gibi komplikasyonlardan kaçınılır.
Hormon tedavisi: Vücutta üretilen androjenler (testosteron, dihidrotestosteron) ile prostat kanseri gelişimi ve ilerlemesi arasında ilişki bulunmaktadır. Bu tedavi ile vücuttaki androjen hormonları baskılanır ve kanserli hücrelerin gelişimi ve yayılımı yavaşlatılır. Çoğunlukla kemik ve vücut yayılımı olan prostat kanserinde diğer tedavilere ek olarak kullanılır.
Kemoterapi: Prostat kanseri vücudunuzun diğer bölgelerine yayılımı mevcut (metastaz yapmış) ise kemoterapi anti-androjen ilaçlar ile birlikte tedavide yer alabilmektedir.
Her kanser tedavisinde olduğu prostat kanseri tedavisinde de hastaya, kanserin evresine ve agresifliğine bağlı olarak birçok faktör göz önünde bulundurularak tedavi planına karar verilmektedir. Detaylı bilgi için üroloji hekiminize başvurabilirsiniz.
Deneyimli cerrahlar tarafından uygulandığında güvenli ve etkili bir yöntemdir.
Genellikle 1–3 gün arasında değişmektedir.
Daha az ağrı, daha hızlı iyileşme ve en önemlisi idrar kaçırma riskinin ve sertleşme sorununun daha az olması açısından avantaj sağlar.
Bursa’da robotik prostat kanseri tedavisi hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.