HPV (Human Papillomavirus), dünya çapında en sık görülen cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan biridir. Cilt ve mukoza zarlarını etkileyen 200’den fazla farklı HPV tipi bulunmaktadır. Çoğu HPV enfeksiyonu belirti göstermeden kendiliğinden iyileşebilse de, bazı yüksek riskli tipler genital siğillere ve uzun vadede çeşitli kanser türlerine (rahim ağzı, penis, anüs ve orofaringeal kanserler) yol açabilmektedir.
Bursa’da üroloji uzmanı olarak görev yapan Doç. Dr. Mehmet Ali Karagöz, HPV tanısı, tedavisi ve takibi konusunda güncel tıbbi yaklaşımlarla hastalarına destek olmaktadır.
HPV’nin temel bulaşma yolu cilt cilde temastır. En sık görülen bulaşma şekilleri şunlardır:
Önemli bir nokta, kişinin hiçbir belirti (örneğin siğil) göstermediği durumlarda bile virüsü başkalarına bulaştırabilmesidir.
Çoğu zaman HPV enfeksiyonu sessiz ilerler ve hiçbir belirti vermez. Ancak belirti gösterdiğinde en yaygın bulgu genital siğillerdir (kondilom).
Siğiller dışında, yüksek riskli HPV tiplerinin neden olduğu hücresel değişiklikler genellikle rutin taramalar (kadınlarda Pap smear testi) sırasında tespit edilir.
Üroloji pratiğinde HPV tanısı genellikle şu yöntemlerle konur:
HPV virüsünü vücuttan tamamen atacak spesifik bir ilaç tedavisi (antiviral) henüz bulunmamaktadır. Ancak, HPV’nin neden olduğu lezyonların (genital siğiller) tedavisi ve yönetimi mümkündür. Tedavi planı, siğillerin boyutuna, sayısına, yerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre kişiselleştirilir.
HPV tedavisinin temel amacı görünen siğilleri ortadan kaldırmaktır, ancak virüs vücutta inaktif (uyku) halde kalabilir. Bu nedenle bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda nüks(tekrarlama) görülebilir. Nüksü önlemek için atılması gereken en önemli adımlar şunlardır:
HPV aşıları, virüsün en çok kansere ve siğile neden olan tiplerine karşı koruma sağlar. Aşı, virüsle hiç karşılaşmamış bireylerde (tercihen ergenlik döneminde) en etkilidir. Ancak, halihazırda HPV enfeksiyonu olan kişilerde de diğer riskli tiplere karşı koruma sağlamak veya nüks riskini azaltmak amacıyla hekim kontrolünde önerilebilmektedir.
1. HPV virüsü vücuttan tamamen atılır mı? Evet, güçlü bir bağışıklık sistemi sayesinde HPV enfeksiyonlarının büyük bir kısmı 1 ila 2 yıl içerisinde vücuttan tamamen temizlenebilir. Ancak bazı durumlarda virüs uyku halinde kalıp yıllar sonra bağışıklık zayıfladığında tekrar ortaya çıkabilir.
2. Genital siğiller neden tekrarlar? Genital siğil tedavisinden sonra nüks görülmesi oldukça yaygındır. Nükslerin önemli bir bölümü tedaviden sonraki ilk üç ay içerisinde ortaya çıkar. Güncel veriler, genital siğillerin yaklaşık yüzde 30 oranında tekrar edebildiğini göstermektedir. Bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar, sigara kullanımı, tedavinin yarım bırakılması ve yaygın lezyonlar tedavi başarısını olumsuz etkileyebilir.
Nüks görülmesi mutlaka yeniden cinsel yolla bulaşma olduğu anlamına gelmez. Daha önce bulaşmış virüsün yeniden aktifleşmesi veya başlangıçta gözle görülemeyecek kadar küçük olan lezyonların büyümesi de nükse neden olabilir.
3. Her HPV enfeksiyonu kansere dönüşür mü? Hayır. 200’den fazla HPV tipi vardır ve genital siğillere yol açan tipler (özellikle Tip 6 ve 11) “düşük riskli” gruptadır; kansere dönüşme ihtimalleri çok düşüktür. Kanser riski oluşturanlar Tip 16, 18 gibi “yüksek riskli” olarak adlandırılan HPV türleridir.
4. Erkekler de HPV aşısı yaptırabilir mi? Kesinlikle evet. Erkeklerin HPV aşısı yaptırması hem genital siğillerden, penis ve anüs kanserinden korunmalarını sağlar hem de virüsü partnerlerine bulaştırmalarını engeller.
5. Prezervatif (Kondom) kullanımı HPV’den %100 korur mu? Maalesef hayır. Prezervatif kullanımı enfeksiyon riskini ciddi oranda azaltsa da, virüs prezervatifin kapatmadığı bölgelerden (testis torbaları, kasık bölgesi gibi) cilt cilde temas yoluyla bulaşabilir.
6. Partnerimde HPV veya genital siğil çıktı, ne yapmalıyım? Partnerinizde HPV veya siğil tespit edildiyse, sizde herhangi bir belirti olmasa dahi en kısa sürede bir üroloji uzmanına muayene olmalısınız. Belirtisiz taşıyıcılık söz konusu olabileceği gibi, başlangıç aşamasındaki mikroskobik siğiller uzman gözüyle tespit edilebilir.
7. Genital siğilleri kendi kendime koparırsam ne olur? Siğilleri sıkmak, kesmek veya koparmak kesinlikle yapılmamalıdır. Bu tür müdahaleler virüsün çevre dokulara yayılmasına, siğillerin çoğalmasına ve ciddi enfeksiyonlara yol açar. Tedavi mutlaka hekim kontrolünde tıbbi cihazlarla yapılmalıdır.
8. HPV kısırlığa (infertiliteye) yol açar mı? HPV’nin doğrudan kısırlık yaptığına dair kesin bir bulgu olmamakla birlikte, bazı bilimsel çalışmalar yüksek riskli HPV tiplerinin erkeklerde sperm hareketliliğini ve kalitesini olumsuz etkileyebileceğini göstermektedir.
9. Tedavi olduktan ne kadar süre sonra cinsel ilişkiye girilebilir? Koterizasyon, kriyoterapi veya lazer gibi siğil yok etme işlemlerinden sonra yara bölgelerinin tamamen iyileşmesi beklenmelidir. Bu süreç genellikle 1 ila 3 hafta sürer. İyileşme tamamlanana kadar cinsel perhiz uygulanmalıdır.
HPV tanısı, tedavisi veya aşı hakkında daha fazla bilgi almak, genital bölgenizde şüpheli lezyonlar fark ettiğinizde güvenilir bir değerlendirme yaptırmak için Bursa’da görev yapan Doç. Dr. Mehmet Ali Karagöz’den randevu alabilirsiniz. Erken teşhis ve doğru tedavi yaklaşımı, HPV yönetiminde en önemli adımdır.